Erman Topay
Erman Topay
Web Tasarım Görsel Tasarım Metin Yazarlığı Sosyal Medya Danışmanlığı Ürün Fotoğrafçılığı Dijital Pazarlama Danışmanlığı
Erman Topay

Blog

Tatlı hayaller, acı gerçekler

Tatlı hayaller, acı gerçekler

TATLI HAYALLER, ACI GERÇEKLER

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım 2 yazımda sizlere Kırklareli’nin coğrafi konumu ve üniversite potansiyelinden doğabilecek fırsatlardan, rüzgâr enerjisi potansiyeli ve dünya çapında bir kaliteye sahip ama özgüvenini bulamayan bir değeri olan peynirinden bahsetmiştim.

Bu hafta biraz daha acı gerçeklerle yüzleşeceğiz. Ümit ediyorum ki geleceğimiz daha tatlı olsun…

Sizlerle TÜİK verilerini paylaşacağım. Araştırmalarda ve çalışmalarda emeği geçen her bir kişiye şimdiden teşekkür edelim.

Bu yazıyı 8 alt başlıkta sizlerle ulaştıracağım.

İşsizlik oranları, genç nüfusumuz ve il dışına giden genç nüfusumuz, yüksekokul ve fakülte mezunu sayımız, kültür ve sanat verilerimiz, siyasi parti ve sendika katılım oranlarımız ve göç oranlarımız.

Her birisi birbiri ile bağlantılı, işlenmesi ve mutlaka bir sonuca varılması gerektiğini düşündüğüm veriler.

Bu rakamlar bizleri memnun etmeyebilir, bazısı çok sevindirici de olabilir. Şimdiden bildiğimiz tek sonuç, gerçek oldukları.

Hadi hep birlikte gerçeklerle yüzleşelim…

İşsizlik rakamları

TÜİK’in 2019 işsizlik verilerinde Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ için paylaşılan işsizlik rakamı 94.000 kişi.

Kırklareli’ne ait ayrı bir veri bulunmamakla birlikte, bu rakamı 3’e böldüğümüzde ortalama 30.000 kişi  gibi bir işsizimiz olduğu sonucu ortaya çıkmakta. 360.000 kişilik bir şehirde, 30.000 kişilik bir işsizlik rakamı bence fazla. Peki ya sizce?

Genç nüfus ve il dışına giden genç nüfus

2019 verilerinde 18-24 yaş arası Kırklareli genç nüfusu 40.374 kişi olarak belirlenmiş. Bu gençlerin içerisinde 4.163 kişinin üniversite kazandığı taktirde, şehirden göç ettiği gözlenmiş.

yüzde 10 genç nüfus kaybı.

İlk yazımda kaleme almıştım, “Ankara kasıtlı bir tercih değildi, tek şartım Trakya dışına çıkmaktı” diye. Ne o gün, ne de bugüne kadar henüz hiç kimse “Neden Kırklareli dışında yaşamak istedin?” diye soru sormadı, ne bana ne de 2019 itibariyle göç eden yüzde 10 genç nüfusa anlaşılan…

Bir genci yetiştirmek 18 yıl sürerken, kaybetmek üniversite bahanesiyle 1 saniye bile sürmemekte.

Ümit ediyorum ki, bu sorunların aşıldığı, her gencimizin gönül rahatlığıyla Kırklareli’nde okuyup, kariyer planları yaptığı ve kaliteli bir sosyal hayat yaşadığı zamanları da göreceğiz hep birlikte.

Yüksekokul ve Fakülte mezunu sayımız

2019 yılı itibariyle yüksekokul ve fakülte mezunumuzun nüfusumuza oranı yüzde 14.79.

Acı gerçeklerden sadece bir tanesi daha bizlerle.

Memleketimiz, ülkemizin batısında yer almasından dolayı ve doğu ve güneydoğu anadoluya dair aklımızdaki ön yargılarımızdan kaynaklı “batılı” gururumuz olsa da, üniversite okumuş insan kaynağımız açısından, pek batılı durumda değiliz ne yazık ki.

Sokaktaki 100 kişiden sadece 15 kişisi 2 yıllık veya 4 yıllık üniversite mezunu.

Belki de daha vahim olan durum ise, bu yüzde 15’lik kesimin bir çoğu bir yerlerde yönetim kademelerinde görev dahi alamamakta.

Yine sadece söylemde kalan, eyleme geçmeyen bir avuntu durumunda Avrupalılığımız…

Kütüphane, tiyatro ve sinema verileri

Kırklareli il genelinde 12 adet kütüphanemiz bulunmakta. Bu veride, Edirne ve Tekirdağ’ı geride bırakmış durumdayız. Ama verinin kitap sayısı ve aktif üye sayısına indiğimizde, yine aynı illerden farklı şekilde gerideyiz. Bir alanda daha sadece şekilciliğimizi ortaya koyup, içini doldurmamışız.

İl genelindeki kütüphanelerimizdeki kitap sayımız 163.593 adet. Bu rakam 11 kütüphanesi bulunan Edirne için 276.819 iken Tekirdağ’da ise 202.970 adet.

Kütüphaneye üye olan vatandaş sayısında memleketimizde 27.243 kişi varken, Edirne’de 36.297 kişi, Tekirdağ’da ise 49.684 kişi bulunmakta.

Anlaşılan; binamız var, imkânımız var ama içlerini doldurmaya niyetimiz ve okumaya vaktimiz yok.

Tiyatro dalında ise adeta bir kez daha gurur duydum memleketimle.

Edirne ve Tekirdağ gibi turizm ve sanayi alanında ciddi potansiyelleri olan şehirleri bu alanda hem bir yılda gösterilen oyun sayısında hem de yıllık izleyici sayısında geride bırakmak ciddi bir başarı.

Bir tiyatro sever olarak emeği geçenlere teşekkürü borç biliyorum.

Edirne’de 6, Tekirdağ’da 8 salon bulunurken il genelindeki salon sayımız 5 adet olmasına rağmen, bir yıl içerisinde gösterilen oyun sayımız 207. Bu rakam Tekirdağ’da 125, Edirne’de ise sadece 43.

Oyunları izleyen toplam kişi sayısında da doğal olarak lideriz bu verilerden sonra.

Toplam tiyatro seyirci sayımız 31.976. Tekirdağ’da bu rakam 29.212 iken, Edirne’de ise 15.508 kişi.

Sinemada ise durum ne yazık ki yine Kırklareli standardına dönmekte.

Salon sayımız, koltuk kapasitemiz, gösterime giren film sayımız ve sinemaya giden kişi sayımız, yine Edirne ve Tekirdağ’ın gerisine düşmekte.

Kültür ve sanat alanında kendisine bir yol çizmeye çalışan bir şehrin, demagoji yapmadan gerçeklerle yüzleşerek doğru işleri yapması elzem.

Sosyal hayatımız sadece şehrimizin en güzel yanlarından birisi olan piknik imkanımız veya doğa yürüyüşleri ile geçiştirilmeyecek kadar kıymetli ve önemli bir konu. Ciddi yatırımlar gerektirmeyen ama doğru kullanılması halinde insan için çok ciddi bir gelişim alanı olan kütüphaneler ve sinemalarımızın en azından bölgesel düzeydeki seviyeye çıkartılması gerektiğini düşünmekteyim.

Siyasi parti ve sendika katılımları

Benim adıma en umut verici verilerden bir tanesi, aslında siyasi parti ve sendikal katılımlar.

Büyük bir gururla söyleyebilirim ki, Kırklareli bu konuda bölgesel dostlarını ve rakiplerini geride bırakmış durumda.

Katılımcı demokrasi hem şehrimiz hem de ülkemiz için oldukça kıymetli.

Yüksekokul ve üniversite mezunu oranımız yüzde 15’te kalmışken, siyasi parti katılımı konusunda bu oran Edirne ve Tekirdağ’ı geride bırakıp yüzde ’20’ye ulaşmış durumda.

Yine aynı şekilde sendika katılımız oranımız ise yüzde 7,8’e ulaşmış durumda. Bu alanda Tekirdağ yüzde 7,5, Edirne ise 5,8’de kalmış.

İllerin göç oranları

TÜİK verilerine göre son 5 yıllık göç rakamlarına baktığımız zaman, memleketimiz göç alan konumda Tekirdağ’dan sonra 2.sırada. Bu kalkınma ve gelişmişlik belirtisi olsa da bu veri ile birlikte şehrin artan yaş ortalamasını dikkate aldığımız zaman artı yönde olan göçün daha çok emekli kesimden, verdiğimiz göçün ise yukarıda bahsettiğim yüzde 10’luk genç nüfustan olduğu anlaşılmakta.

Sokaklarda hemen hemen herkesin konuştuğu “emekli şehri Kırklareli” gerçeğe dönüşüyor anlaşılan.

Tarihi, kültürü, doğası ve konumu bu kadar güzel ve kıymetli olan bir şehrin potansiyelini, bu kadar düşük tutup, kalkınmak istememesi akıl alır gibi bir durum değil benim açımdan.

Yukarıdan aşağıya ele aldığım verilerde, nitelikli genç insan potansiyelimizin neden memleketimizde barınamadığını bilimsel veriler ışığında da sizlerle paylaşmak istedim bu hafta.

Ümit ediyorum ki çoğu alanda genç nesillerin yönetim anlayışı hâkim oldukça, bu konularda da iyileşme sağlayacağız şehir olarak.

Gençlerin bir araya gelebileceği bir gençlik meclisi, STK veya platformu bulunmadığı için, bir başıma bu konuları usanmadan sizlere anlatmaktan başka bir şey gelmiyor elimden şu anda ne yazık ki.

Ama…

Bir deyişte bahsettiği gibi: “Suyu delen gücü değil, sürekliliğidir.”

Sağlıcakla kalın…